

Katarakt, ileri yaşlarda sıkça rastlanan ve göz merceğinin bulanıklaşması neden olan bir hastalıktır. Normalde şeffaf olan mercek, bulanıklaştığında ışığın retinaya odaklanmasını engeller, bu da renklerin soluk görünmesine ve detayların zor ayırt edilmesine neden olur. Görme, hafif bulanıklıktan sadece ışık algılayacak dereceye kadar farklı seviyelerde etkilenebilir. Dünya genelinde körlüğün en yaygın nedenlerinden biri olan katarakt, uygun tedavi ile düzeltilen bir görme kaybıdır.
Kataraktın en yaygın nedeni yaşlılıktır ve özellikle 60 yaşından sonra sıklığı artar. Diğer tetikleyici faktörler arasında göz travmaları, göz tansiyonu, göz içi iltihabı, şeker hastalığı ve hipertansiyon gibi kronik hastalıkla; C vitamini eksikliği, kötü beslenme, ultraviyole ışınlarına veya şiddetli ışığa maruz kalmak; sigara, alkol, zararlı kimyasallar ve radyasyon bulunur. Doğumsal kataraktlarda ise hamilelik sırasında annenin geçirdiği hastalıklar, bazı ilaçlar, röntgen ışınlarına maruz kalmak ve genetik faktörler önemli rol oynar.
Katarakt, genellikle ilerleyen yaşlarda görülse de, geri kalmış sağlık altyapısının yetersiz olduğu ülkelerde ve güneş ışığının yoğun olduğu bölgelerde yaşayan insanlar daha genç yaşlarda da bu hastalığa yakalanabilmektedir.
Afrika ve Asya'da sıcak hava, beslenme ve iklim şartları nedeniyle pek çok insan genç yaşta katarakt nedeniyle görme yeteneğini kaybetmektedir. Özellikle kırsal bölgelerde göz doktoru sayısının yetersiz olması, birçok hastanın ameliyat olamadan karanlıkta yaşamak zorunda kalmasına neden olmaktadır.
Katarakt tedavisi cerrahi müdahale ile tedavi edilir. Katarakt ameliyatı, modern cerrahi yöntemi ile 15 dakika süren bir operasyondur. Çocuk veya yaşlı katarakt hastalarının ameliyatlarında teknik olarak bazı farklılıklar olmakla birlikte katarakt ameliyatında yapılan işlem, kataraktın alınıp yerine suni bir göz içi merceği yerleştirilmesinden ibarettir.
Evet, Katarakt ameliyatının kampanya dönemi başladığında saha koşullarına uygun olarak göz doktorlarının gönüllü katılmak istemesi durumunda ayarlamalar yapılmaktadır.
Eğer bir kişinin hastalığı tedavi edilmediği takdirde hayatını tehdit ediyorsa ya da tedavi edilmediği sürece ciddi bir sıkıntıya düşecekse, bu tedavi zaruri bir ihtiyaç kabul edilir ve böyle bir durumda o kişiye zekât verilmesinde bir sakınca yoktur. Çünkü tedavi için gerekli parayı bulamayan hasta, fakirlerden biri olarak değerlendirilir ve zekât, insanların temel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla verildiği için bu durumda da ihtiyaç kabul edilir. Ancak tedavi, kişinin hayatını sürdürmesi için değil de sadece yaşam kalitesini artırmaya yönelikse (yani tahsîniyyât niteliğindeyse), bu tür tedaviler için zekât verilmesi uygun olmaz.
Derneğimiz Asya ve Afrika’da; Pakistan, Senegal, Sri Lanka, Burkina Faso, Nijer, Nijerya ve Bangladeş gibi ülkeleri de ayrıca Suriye’de katarakt ameliyatı yapmaktadır.
Psikososyal destek, travma veya kriz yaşamış bireylere yönelik psikolojik ve sosyal desteğin bütünleşik bir biçimde sunulduğu bir hizmettir. Bu destek modeli; savaş, deprem gibi afetzede bireylerin yaşadıkları zorluklarla başa çıkmalarına yardımcı olmayı amaçlar. Psikososyal destek programları, bireylerin duygusal iyileşmelerini teşvik eder, sosyal uyum sorunlarını azaltır ve aile içi iletişimi güçlendirir. Bu hizmetler genellikle travma odaklı terapötik tedaviler, grup terapileri, bireysel bakım hizmetleri ve yaratıcı faaliyetler gibi çeşitli tekniklerle sunulmaktadır. Böylece bireylerin psikolojik sağlıkları desteklenir ve toplumsal entegrasyon süreçleri kolaylaştırılır.
Bu projemize destekte bulunmak için web sitemiz üzerinden online bağış yapabilir veya 444 3 674 destek hattımızı arayarak detaylı bilgi sahibi alabilirsiniz.
12.02.2016 tarihli T.C. Bakanlar Kurulu Kararı ile Kamu Yararına Çalışan Dernek statüsündedir.
13.03.2017 tarihli T.C. Bakanlar Kurulu Kararı ile İzin Almadan Yardım Toplayabilen Kuruluş statüsündedir.