Sağlık

 Bağış Yap

Sağlık, sadece hastalık ve sakatlık durumunun olmayışı değil kişinin bedenen ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO)  sağlığı, "sadece hastalıklardan ve mikroplardan korunma değil, bir bütün olarak fiziki, ruhi ve sosyal açıdan iyi olma hali" olarak açıklar. Temel sağlık hizmetlerine ulaşabilmek en temel haklardan biri olmasına rağmen günümüzde milyonlarca insan temel sağlık hizmetlerinden mahrum bir şekilde yaşamaktadır. Sağlık hizmetlerinden en az faydalanan ülkelerin çoğu Afrika Kıtası’nda yer almaktadır. Günümüzde savaş ve kriz bölgeleri haline gelen Suriye ve Arakan’da sağlık, temel ihtiyaç olarak yerini korumaktadır.  

 

Dünyanın sağlık açısından yaşadığı krizin farkında olarak “İyilikle Sağlık Bulsun” temel sloganıyla 2017 Nisan’da dernek merkezimizde yaptığımız istişare sonucunda sağlık biriminin kurulmasına ve bu yönde faaliyetlerin arttırılmasına karar verilmiştir.

 

Suriye savaşı hayatın her alanında insanları etkilemiştir. En çok ihtiyaç duyulan konulardan birisi de sağlık olmuştur. Savaşın başladığı tarihten itibaren yüzlerce hastane bombardımanlarda yıkılmış, binlerce doktor ve sağlık çalışanı hayatını kaybetmiştir. Savaş bölgesi Suriye’ye yaptığımız Tıbbi Malzeme Yardımlarıyla halkın yaralarını sarmaya çalıştık. Yüzlerce insana verdiğimiz İlk Yardım Eğitimiyle halkı bilinçlendirdik. Dağıttığımız İlk Yardım Malzemeleri ile halkın yaralılara ilk müdahalede bulunmasına olanak sağladık. 

 

Toplam nüfusu 4 milyon civarında olan Arakan’ın; 1942 yılından bu yana 3 milyondan fazlası Malezya, Endonezya, Bangladeş, Pakistan, Tayland gibi ülkelere göç etmek zorunda kalmıştır. 2012 yılındaki zulümler sonucu 150 bin, bu yıl ise 600 bin civarında Müslüman baskı ve zulümler sonucu Bangladeş tarafına göç etmek zorunda bırakılmıştır.  2012 yılında başlayan süreç 2017 yılında etnik temizliğe dönüşmüştür. Uluslararası aktörlerin işin içinde olduğu bu göç ve kaçışlar esnasında çoğunluğu çocuk ve kadın binlerce Müslüman, yanarak, boğularak ya da bombalama sonucu şehit olmuştur. Arakan’da beslenme, barınma ve sağlık en önemli üç konu halindedir. Acil gıda yardımlarının yanında genel sağlık taraması ve ilaç yardımlarımızla Arakanlı Müslümanların yaralarını sarmaya devam ediyoruz. Doktor ve hemşirelerden oluşan acil yardım ekibimiz Cox’s Bazar’da sağlık taraması için geçici merkez kurmuş ve yüzlerce kişiyi tedavi etmiştir. Tedavilerde çocuk, kadın ve yaşlılara öncelik verilmiştir.



Suriye’de dağıtılan 3.912 kutu kan durdurucu tampon malzemesi dağıtımıyla ağır yaralanmaların ölümle sonuçlanmasının önüne geçilmesi hedeflenmiştir. 

2014 Gazze saldırılarında 40.000 dolar tutarındaki Tıbbi Malzeme Yardımı İsrail saldırılarının arttığı dönemde yapılmıştır.

Arakan’a binlerce liralık ilaç yardımı yapılmış ve sağlık ekibimiz tarafından tedavi edilen hastalar için kullanılmıştır.





Suriye’de acil durumlarda yaralananlara hızlı müdahale yaparak hayat kurtarmayı hedefleyen proje kapsamında 300 kişiye ilk yardım eğitimi verdik. Yaralanma, kurşunlanma, trafik kazası, kırıklar, burkulmalar, yabancı cisim travmaları, hayvan ısırıkları, kimyasal yanıklar, soğuk yanıkları ve bunun gibi hayatı tehdit edecek herhangi bir unsur karşısında nasıl müdahale edeceklerini, olay yerinde hayat kurtarıcı müdahaleyi nasıl yapacaklarını ve yaralı hastaların nasıl taşıyacaklarıyla ilgili eğitim verdik. Eğitimin akabinde kardeşlerimize yaklaşık 40-50 müdahale yapacakları içerisinde 30 dan fazla ilk yardım malzemesinin bulunduğu, 300 tam donanımlı ilk yardım ekipman çantası verdik.  Eğitim verdiğimiz her bir birey kendi bölgesinde küçük bir acil sağlık birimi olarak hizmet verebilecek duruma gelmiştir. Eğitim esnasında kullanılan bilgilerin hepsinin yazıldığı bir kitabı da eğitim alan kardeşlerimiz hediye ettik. Eğitimimizden yararlanan kişiler verdiğimiz eğitim doğrultusunda bölgede bulunan ve sağlık yardımı alamayan 300 bin kardeşimize acil durumlarda nasıl müdahale edileceği konusunda bilinçlendirildi.

Eğitim verdiğimiz İdlib’te 300 bine yakın mülteci bulunması, sağlık hizmetlerinin yetersiz vaziyette olması, bölgede bulunan mağdur Suriyeli kardeşlerimizin sağlık hizmetlerinden düzenli bir şekilde yararlanmasına engel teşkil ediyor. Savaş bölgesi konumundaki İdlib’te insanların acil durumlarda nasıl müdahale edeceklerini bilmemeleri yaşam kayıplarına sebebiyet veriyor. Sağlık yapıları hem malzeme bakımından yetersiz olması, hem de 300 bin mülteci nüfusuna hizmet verecek kapasitede olmaması bölge halkının durumunu güçleştiriyor. Bu gerçekliğin farkında olarak acil durumlarda ilk müdahaleyi yapabilecek ilk yardım eğitimini düzenledik ve halkı bilinçlendirdik. İdlib’te verdiğimiz ilk yardım eğitiminden sonra mevcut sağlık hizmetlerini yerinde tetkik ederek acil ve gerekli olan tıbbi malzeme ve diğer ihtiyaçları raporlayarak ülkemizdeki çeşitli kurum ve kuruluşlara bildirdik. Hayrat Yardım Derneği olarak bu projenin devamı devamında ilk yardım eğitimi ile beraber afet yardımını da birleştirerek ikinci ve daha büyük bir projeye imza atma hedefindeyiz.




Sağlık taraması projelerimizde her gün yeni adımlar atarak ilerleme kaydediyoruz. Sınır komşumuz ve savaş bölgesi olması münasebetiyle şimdilik sadece Suriye'de başlatmış olduğumuz projemizde dünyanın dört bir yanında sağlık hizmetlerine ihtiyacı olan kardeşlerimize ulaşma gayreti içerisindeyiz. Ayrıca, sağlık taraması gerçekleştirdikten sonra gittiğimiz savaş veya afet bölgesi hakkında ayrıntılı rapor yazarak yetkililere iletiyoruz. Kurduğumuz bu koordinasyon sayesinde kardeşlerimizin dertlerine daha hızlı ve yerinde müdahale etme fırsatı buluyoruz.

Suriye Sağlık Taraması

Hayrat Yardım olarak 6-7 Mayıs 2017 tarihlerinde Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı talebi ile Azez bölgesinde bulunan ve 8.000 Irak-Telaferli mültecinin barındığı İğde Kampında sağlık taraması yapmış bulunmaktayız. 34 sağlık gönüllümüz ve 2 yardımcı görevlimiz ile gerçekleştirilen sağlık taraması bir çok hayra vesile olmuştur.


Azez İğde Mülteci Kampı; Ülkemizin Suriye sınırına yakın, Suriye tarafında Azez bölgesinde bulunan ve Irak-Telafer’den göç eden 8.000 Türkmen’in ikamet ettiği bir kamptır. 

36 kişilik ekibimizin yapmış olduğu sağlık taraması neticesinde elde edilen tespitler şunlardır;

1) Kampta ailelerin kalması için büyük çadırlar tahsis edilmiştir. Maalesef birçok ailenin aynı çadırı kullanmak zorunda kalması nedeniyle ciddi sosyal problemler yaşanmaktadır. 

2) Aynı çadırda 8 ailenin kalması her türlü bulaşıcı hastalık riskini beraberinde getirmektedir.

3) Mevcut su şebekesinde hijyen kurallarının yetersiz olması ve su içinde bazı parazit ve mikropların tespit edilmesi mültecilerin sağlığını tehdit etmektedir. 

4) Mevcut su şebekesi ve su depoları ile tuvaletlerin birbirine çok yakın olmaları nedeniyle bulaşıcı ve diğer hastalıklar için ciddi risk teşkil etmektedir. 

5) Havaların nispeten serin olduğu bu aylarda bile (nisan-mayıs başı) enterit (ishal) vakalarının yaygın olduğu görüldü, bu vakalar yaz aylarında daha ciddi boyutlarda karşımıza çıkacağının habercisidir. Bu konuda devlet su işlerinin bir çalışma içinde olması bizi ziyadesiyle memnun etmiştir. 

6) 8.000 kişilik nüfusa oranla tuvalet ve banyo ihtiyacının kısıtlı olduğu görülmüştür. Bununla beraber halihazırdaki tuvalet ve banyoların hijyen bakımından yetersiz olduğu müşahede edilmiştir. Bu da başta yetersiz kişisel temizlik ve bulaşıcı hastalıklara sebebiyet vermektedir.

7) Bütün kamp için sadece 12 adet banyo bulunması yaz aylarının da geldiği şu günlerde sıhhat açısından büyük problemlerin habercisidir.

8) Yapılan sağlık taraması neticesinde çadır kentte yaklaşık 2.000 hastanın bulunduğu tespit edilmiştir.

9) İstatiksel olarak çocuk yaş grubunda gerek doğumsal gerek sonradan kazanılan hastalıklar açısından oranının yüksek olması sağlık hizmetleri açısından ciddi bir desteğin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Pediatrik yaş grubuna yani çocuk yaş grubuna herhangi bir sağlık hizmeti desteğinin olmadığı tespit edilmiştir. 

10) Kamp içinde sağlık personeli veya sağlık alanında tecrübeli birey sayısının çok az olduğu görülmüştür. Kampta birkaç hemşire ve bir adet eczacı olduğu tespit edilmiştir. Kampın sağlık sorunları, kamp dışından gelen bazı doktorların günde birkaç saatlik muayene hizmeti vermesi suretiyle devam etmektedir.




Arakan Sağlık Taraması

Arakan’da 2012 yılında başlayan süreç 2017 yılında etnik temizliğe dönüşmüştür. Uluslararası aktörlerin işin içinde olduğu bu göç ve kaçışlar esnasında çoğunluğu çocuk ve kadın binlerce Müslüman, yanarak, boğularak ya da bombalama sonucu şehit olmuştur. Arakan’da beslenme, barınma ve sağlık en önemli üç konu halindedir. Acil gıda yardımlarının yanında genel sağlık taraması ve ilaç yardımlarımızla Arakanlı Müslümanların yaralarını sarmaya devam ediyoruz. Doktor, hemşirelerden oluşan acil yardım ekibimiz Cox’s Bazar’da sağlık taraması için geçici merkez kurmuş ve yüzlerce kişiyi tedavi etmiştir. Tedavilerde çocuk, kadın ve yaşlılara öncelik verilmiştir.


Bebekler Aç Kalmasın

Bebekler korunmasızdır ve sürekli olarak yardıma ihtiyaç duyarlar. Bu ihtiyaçları ise ebeveynleri aracılığıyla giderilir. Fakat ağır şartlardan dolayı gıdaya ulaşamayan ebeveynlere verdiğimiz bebek maması ile çocuklarını daha rahat beslemelerine vesile olarak hayır dualarını alıyoruz.



Savaşın ve yokluğun en mağduru henüz dünyaya gözlerini yeni açmış bebekler ve çocuklar.

Hayatlarını huzur, barış ve güven ortamında sürdürmeyi hak ettikleri halde bombaların ve kurşunların gölgesinde yeni yaşamlarına merhaba diyen masum bebekler bizlerden yardım bekliyor.

Suriye, Arakan ve Afrika’nın kaderinin bir parçası olan savaş ve açlık hali hala devam ederken bu durumdan en çok etkilenenler bebekler. Bebekleri ve çocukları yalnız bırakmıyoruz. Onlar için özel bebe bisküvisi hazırlıyor ve ihtiyaç bölgelerine gönderiyoruz.

 

Kampanyaya katkıda bulunmak için telefonunuzun mesaj kısmına “MAMA” yazıp 3674’e 5 TL gönderebilirsiniz.


Masum yürekleri yalnız bırakmayalım ve onların daha tazecik ve nazik bedenlerini de savaşın korkunç yüzünden uzak tutalım. Bebekler aç kalmasın.

Yeni bir projeye imza atarak "İyilik Engel Tanımaz" hareketi başlattık. Ülkemizdeki ihtiyaç sahibi engelli kardeşlerimizin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik başlattığımız projede pilot bölgeler seçtik. Seçtiğimiz pilot bölgelerde bulunan engelli kardeşlerimizin ihtiyaç duyduğu tıbbi malzemeleri ulaştırıyoruz. Tekerlekli sandalye, baston vb. araç gereçler kardeşlerimizin öncelikli ihtiyaçlarını oluşturuyor.

İyilik Engel Tanımaz kampanyamıza destek olmak için ENGELSİZ yazıp 3674'e 5 TL bağışlayabilirsiniz.



Ülkemizde genellikle yaşlılarda görülen katarakt hastalığı göz bebeğinin arkasında bulunan ve görmeyi sağlayan göz merceğinin saydamlığını kaybederek matlaşmasıdır. Diğer bir değişle, görüşün buğulanmış bir camın arkasından bakıyormuş gibi bozulması olarak da tanımlanabilir. Günümüz şartlarında kolay bir ameliyatla tedavi edilebilen hastalık başta Afrika olmak üzerinde dünyanın birçok ülkesinde teknik ve maddi yetersizliklerden dolayı insanların gözünü kaybetmesine sebep olabilmektedir. Hastalık bu bölgelerde sadece yaşlılarda görülmemekte; aynı zamanda çeşitli sebeplerden dolayı milyonlarca farklı yaştan kişide hastalığa rastlanabilmektedir.

Kur'ân'da "sünnet" ile ilgili bir âyet bulunmamakla birlikte, Müslümanlığın simgesi olarak kabul edilmiştir. Geçmişi Hz. İbrahim (as)'e kadar varan sünnet, câhiliye devri Arapları arasında da devam edegelen bir âdetti. Efendimiz (s.a.v) bir hadisinde şöyle buyurmaktadır: "Dört şey var ki, bunlar peygamberlerin sünnetlerindendir. Sünnet olmak, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek." (Tirmizî, Ahmed b. Hanbel, Müsned)

Müslüman coğrafyalarda binlerce yıldır devam eden sünnet geleneğinin Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenmiş birçok faydası bulunmaktadır. Sünnet günümüzde bazı hastalıklara uygulanması gerek tedavi yöntemleri arasında yerini almaktadır.